Demansa Bağlı Davranım Bozukluğu

Demans, açık bir bilinç düzeyinde başta bellek olmak üzere zihinsel ve sosyal yeteneklerin kişinin günlük yaşam ve aktivitelerini etkileyecek derecede yıkılması şeklinde tanımlanan bir beyin hastalığıdır. Başta bellek bozulurken (yeni bilgiler öğrenememe, yakın bellek bozukluğu, epizodik bellek bozukluğu, hastalık ilerledikçe semantik bellek bozukluğu) dikkat, lisan, görsel-alansal beceriler, algılama, sorun çözme gibi işlevler de bozulur. Tabloya kişilik değişiklikleri, davranış ve psikiyatrik belirtiler (hezeyan, halüsinasyonlar, duygulanım bozuklukları vs.) de eklenir. Demansta davranışsal ve psikolojik belirtiler oldukça heterojendir ve kişiler arasında çok belirgin farklılıklar izlenir. Tedavisi nöroloji ile birlikte yürütülür. Demansın ilaçla tedavisisi yanında yakın bir takip, bakım verenlerin terapisi, uğraş ve sosyal terapiler birlikte...

Dürtü Kontrol Bozuklukları

Başkalarına zarar verme ile sonuçlanan saldırganlık dönemleri olan “Aralıklı Patlayıcı Bozukluk; Mağaza hırsızlığı yada çalma ile belirgin “Kleptomani”; Sosyoekonomik yıkım, borçlanmalar ve yasa dışı eylemlerle sonuçlanan, yineleyici “Patolojik Kumar Oynama”; “Piromani” denilen isteyerek yangın çıkarma; Saçsız bölgelerin (alopesia areata) oluşmasına yol açan kompülsif saç yolma ve kaş yolma ile belirli “Trikotillomani” ve kompulsif cinsel davranışların, kompulsif satın alma gibi değişik dürtü bozuklukların yer aldığı “Başka Türlü Adlandırılamayan Dürtü denetim Bozuklukları” olarak sınıflandırılmaktadır. İlaç tedavisi ve değişik psikoterapilerle tedavisi mümkün olan hastalık grubudur.

Uyku Bozuklukları

Uluslar Arası Uyku Bozuklukları sınıflandırmasına göre (ICSD-2) İnsomnia (uykusuzluk), uykuyla ilişkili solunum bozuklukları (obstrüktif uyku apne sendromu, primer santral uyku apnesi gibi), santral orjinli hipersomnialar (narkolepsi, Kleine-Levin Sendromu, idiopatik hipersomnia gibi), sirkadiyen ritim uyku bozuklukları (zaman dilimi değişikliği sendromu-jet lag-, vardiyadan kaynaklanan uyku bozukluğu gibi), uykuda ortaya çıkan istemsiz fiziksel ve davranışsal fenomenler olan Parasomnialar (Uyurgezerlik-somnambulizm-, kabus görmeler, uyku enürezisi, yineleyici izole uyku felci gibi) ve Uykuyla ilişkili hareket bozuklukları (huzursuz bacaklar sendromu, Periyodik eksremite hareketleri bozukluğu, ritmik hareket bozukluğu, gece terörü gibi) bu grup içinde yer alırlar.

Yeme Bozuklukları

Çeşitli etkenlerle (biyolojik, psikolojik, kültürel vs) ortaya çıkan yeme bozuklukları, hem ruhsal hem de bedensel boyutları olan ve ciddi komplikasyonlara, ölüme yol açabilen bir hastalık grubudur. Yaşa ve boya göre beklenen kilonun çok altında olmalarına rağmen kendilerini kilolu gibi algılayıp kilo almaktan ve şişmanlamaktan yoğun korku duyan, kadınlarda adet görmeme ile eşlik eden Anoreksiya Nervoza ve tıkınırcasına yemek yedikten sonra provakatif kusma ve laksatif kullanarak dışarı atılmayı sağlayan ataklarla seyreden Bulimiya Nervosa’da bu grup bozukluk içinde yer alır. Düzelme ve nüks dönemleri dışında anoreksiya nervosa zaman içerisinde bulimiya nervosaya dönüşebilir. İlaç tedavileri, çeşitli psikoterapi yöntemleri ve beslenme danışmanlığı gibi tedavi yöntemleri uygulanmaktadır.

Parafililer

Bir kişinin, cinsel açıdan uyarılabilmesi için alışılmadık nesneler, eylemler ya da durumları içeren tekrarlayıcı ve yoğun cinsel dürtü, fantezi ve davranışlara gereksinim duyması ile ortaya çıkan bozukluklardır. Kırk dolaylarında parafili olmasına rağmen en sık görülenler; Egzibisyonizm (teşhircilik), fetişizm (yalnızca belirli nesnelerle uyarılabilme), frötterizm (sürtünmecilik), pedofili (küçük yaştaki çocuklara yönelik cinsel ilgi), mazohizm (acı çekerek/aşağılanarak uyarılabilme), sadizm (acı yaşatarak/aşağılayarak uyarılabilme), transvestik fetişizm (karşı cins gibi giyinerek/giysileriyle uyarılabilme), voyerizm (gözetlemecilik), nekrofili (cesetlere yönelik cinsel ilgi), parsiyalizm (bedenin sadece bir bölümüne odaklanma), zoofili (hayvanlara yönelik cinsel ilgi), koprofili (dışkıya yönelik cinsel ilgi) ve ürofili (idrara yönelik cinsel ilgi)’ dir. Tedavide ilaçların yanında...

Cinsel Kimlik Bozuklukları (Transseksüelite=Transgender)

Kişinin yanlış cinsiyette olduğunu hissetmesi, karşı cinsiyetle sürekli ve güçlü bir özdeşlik kurması, kendi cinsiyetine ait olan biyolojik özelliklerden aşırı rahatsızlık duyarak bunları gizleme çabası içinde olmasıyla karakterize bir bozukluktur. Bu bozukluk, klinik açıdan belirgin bir sıkıntıya / toplumsal, mesleki alanlarda / önemli diğer işlevsellik alanlarında bozulmaya neden olur. Toplumda 6/100 000 oranında görülmekte olup bu 6 kişinin 4 tanesi erkektir. Bu kişilerin tanınması, sorunlarına çözüm üretilmesi ve yönlendirilmesi için uzmanlarınca destek almaları gerekmektedir.

Dissosiyatif Bozukluklar

Travmaya karşı geliştirilen bir savunmadır ve kişiyi, travmadan uzaklaştırarak kişinin travmayla karşı karşıya kalmamasını ve bununla baş etmeyi geciktirmesini sağlar. Bilinç durumu, bellek, kimlik ya da çevrenin algılanmasında bir karışıklık vardır. Normalde herkezde belirli bir oranda ve genelde sessiz biçimde bulunabilen bu durumkişinin kendisinde rahatsızlık veren bir nitelik kazandığında ya da psikososyal işlev bozulmasına neden olduğunda tanı konulabilir bir dissosiyatif bozukluktan söz edilebilir. Hastada bu durumu açıklayan organik bir sebep olmadan önemli kişisel bilgilerin hatırlanamaması; çoğul kişiliklerin ortaya çıkması; psikojenik sebeplere eşlik eden psikotik semptomların eşlik etmesi; kişinin kendisine yabancılaştığı yaşantı içerisinde olduğu ve buna çevresine yabancılaştığı hissinin eşlik etmesi gibi belirti ve şikayetlerle kendini...

Yapay Bozukluk

Fizik (bulantı, kusma, ağrı, katılma nöbetleri gibi) ya da psikolojik (olmayan şeyleri görme-işitme gibi varsanılar, olmadıdığı halde kötülük yapılacağına inanma ya da kendisini önemli birisi gibi gördiği sanrılar, acayip davranışlar sergileme gibi) belirti ya da bulguların amaçlı olarak ortaya çıkartılması ya da bu tür belirti ya da bulgular varmış gibi davranılmasıdır. Böyle davranmasını gerektirecek dış etken olmamasına rağmen bunu yaparlar, bunu devam ettirmek için defalarca ameliyat bile olabilirler.

Somatoform Bozukluk

Birçok organ sistemini tutan çok sayıda fizik yakınması varsa (başağrısı, sırt ağrısı, eklem ağrıları, mide şikayetleri vs); sıkıntılı olduğu dönemlerde bayılmalar, el-ayak uyuşmaları, bazen konuşmama, bir tarafının tutmaması gibi geçici nörolojik şikayetler varsa; belli organlara sabitlenip destekleyen tetkik ve analizler olmamasına rağmen o organla ilgili hastalığı olduğunu düşünüyorsa; vücudun bir bölümünün kusurlu olduğuna ilişkin yanlış ya da çok abartılı bir inanç taşıyorsa; ya doğrudan psikolojik etkenlerle ilişkili ya da psikolojik etkenlerin önemli ölçüde alevlendirdiği ağrı semptomları belirginse somatoform bozukluktan bahsedilmektedir.

Obsesif Kompulsif Bozukluk

Kişide kimi zaman Obsesyon adı verilen istenmeden gelen, uygunsuz olarak yaşanan ve belirgin derecede anksiyete ya da sıkıntıya neden olan, tekrarlayıcı sürekli düşünceler, dürtüler ya da düşlemler gelir. Kişi düşüncelerinin, dürtü veya düşlemlerinin saçma olduğunu bilir fakat bunu düşünmekten ve yapmaktan kendini engelleyemez, bu durumdan da rahatsızlık duyar. Kişi bu obsesyonlarına önem vermemeye ya da baskılamaya çalışır ya da katı bir biçimde uygulanması gereken kurallarına göre yapmaktan kendini alıkoyamadığı yineleyici davranışlar (el yıkama, düzene koyma, kontrol etme gibi) ya da zihinsel eylemler (dua etme, sayı sayma, bir takım sözcükleri sessiz bir biçimde söyleyip durma gibi) gerçekleştirir ki buna da kompulsiyonlar denir. Obsesyon ya da kompulsiyonlar belirgin bir sıkıntıya neden olur, zamanın boşa harcanmasına yol açar (günde 1 saatten fazla zaman alır) ya da kişinin...

Akut Stres Bozukluğu – Travma Sonrası Stres Bozukluğu

Kişinin, gerçek bir ölüm ya da ölüm tehdidi, ağır bir yaralanma ya da kendisinin ya da başkalarının fizik bütünlüğüne bir tehdit olayı yaşadığı, böyle bir olaya tanık olduğu ya da böyle bir olayla karşı karşıya geldiği durumlarda; aşırı korku, çaresizlik ya da dehşete düşme ile kendini gösteren; olayın tekrar tekrar gözünde canlanması, rüyalarında yaşanması, yeniden oluyor gibi yaşanmışlık hissi duyması, olayı çağrıştıran şeylerle karşılaşınca sıkıntı duyması gibi belirtilerle tanımlanan bir hastalıktır. Tedavisinde ilaç ve BDT (Bilişsel Davranışçı Terapi) yanında EMDR (Göz Hareketleriyle Duyarsızlaştırma & Yeniden İşlemleme) ile tedavisi sağlanmaktadır.

Sosyal Anksiyete Bozukluğu

Tanımadık insanlarla karşılaştığı ya da başkalarının gözünün üzerinde olabileceği, bir ya da birden fazla toplumsal bir eylemi gerçekleştirdiği durumdan belirgin ve sürekli bir korku duyma halidir. Kişi, küçük duruma düşeceği ya da utanç duyacağı bir biçimde davranacağından korkar. Korkulan toplumsal durumla karşılaşma hemen her zaman sıkıntı doğurur. Kişi, korkusunun aşırı yada anlamsız olduğunu bilir fakat yine de engelleyemez. Korkulan toplumsal ya da bir eylemin gerçekleştirildiği durumlardan kaçınılır ya da yoğun anksiyete ya da sıkıntıyla bunlara katlanılır. Yaşamakta olduğu (ya da yaşamaktan korktuğu) sıkıntı, kişinin olağan günlük işlerini, mesleki (ya da eğitimle ilgili) işlevselliğini, toplumsal etkinliklerini ya da ilişkilerini bozar ya da fobi olacağına ilişkin belirgin bir sıkıntı vardır. İlaç, bilişsel davranışçı yöntemler gibi tedaviler ile etkili tedavisi...

Fobik Bozukluk

Normalde herkezde olabilecek korkular istemli olarak denetlenemiyor, korkunun kaynağı açıklanamıyor, kaçınmalara yol açıyor ve korkulan nesne (hayvanlar, kan-enjeksiyon vs) ya da durumla (kapalı yer, açık alan, yukseklik korkusu gibi) karşılaşıldığında yoğun sıkıntılara neden olmaya başlıyorsa buna fobi denir. İlaç, hipnoz, bilişsel davranışçı terapi gibi yöntemlerle tedavisi yapılmaktadır.

Yaygın Anksiyete Bozukluğu

Kişide, en az 6 ay süreyle, hemen her gün, birçok olay yada etkinlik hakkında (iş başarısı, okul başarısı vs.) aşırı kaygılanma ve kuruntulara (evham) kapılmayla birlikte huzursuzluk, aşırı heyecan duyma ya da endişe, kolay yorulma, düşüncelerini odaklayamama ya da zihnin durmuş gibi olması, huzursuzluk, kas gerginliği, uyku bozukluğunun (uykuya dalmakta ve sürdürmekte güçlük, huzursuz ya da dinlendirmeyen uyku) eşlik etmesiyle kendini gösterir. Kişi kendini kuruntulara kapılmaktan alıkoyamaz. İlaç ve Bilişsel davranışçı terapi ile etkin bir tedavisi vardır.

Panik Atak

Kişide kendiliğinden ve aniden gelişen çarpıntı, kalp atımlarını duyumsama yada kalp hızında artma, terleme-titreme ya da sarsılma, nefes darlığı ya da boğuluyor gibi olma, göğüs ağrısı ya da göğüste sıkıntı hissi, bulantı ya da karın ağrısı, baş dönmesi, sersemlik hissi, düşecekmiş gibi yada bayılacakmış gibi olma, kontrolünü kaybedeceği ya da çıldıracağı korkusu, ölüm korkusu, uyuşma ya da karıncalanma hissi, üşüme, ürperme yada ateş basmaları gibi şikayetler gelişen ve 10 dakika içinde en yüksek düzeyine ulaştığı , ayrı bir yoğun korku yada rahatsızlık duyma döneminin olmasıdır. Tek bir gün içinde bir çok panik atağı olan bir hasta olabileceği gibi, bir yıllık bir dönem içinde sadece birkaç atağı olan hastalarda olabilir. İlaç ve terapi yöntemleri ile tedavisi...

Bipolar Bozukluk

En az bir manik atağın olduğu ( kendine güveninin abartılı arttığı, grandiyöz –önemli birisi gibi görme, üstün özelliklere sahip olduğunu düşünme vs- davranış ve sanrının eşlik edebildiği, az uyumasına rağmen hiç uykusuzluk çekmediği, doğal halinden ve çevresindekilerin dikkatini çekecek kadar çok konuştuğu, çok hızlı düşünce oluşmasına bağlı olarak konudan konuya atladığı, en küçük bir uyaranın hemen dikkatini dağıttığı, kalkamayacağı işlerin altına girdiği, çok para harcadığı, cinsel isteğin arttığı, en ufak şeyle hemen sinirlenip kavgaya girdiği ya da çok neşeli olduğu, hızlı araba sürmek gibi riskli hareketlere kalkıştığı belirtiler), zaman zaman da manik atağın tam tersi depresyon belirtiler gösterdiği, tekrarlayabilen bir hastalıktır. Özellikle depresyon atağı şiddetli olup intihara kadar götüren ciddi sonuçlara yol açabilir. Genellikle hem manik atak hem de depresyon atağı...

Depresyon

Hemen hemen her gün, yaklaşık gün boyu süren üzüntülü halinin, tüm etkinliklere karşı (yada çoğuna) ilgide belirgin azalmanın ya da artık bunlardan eskisi gibi zevk alamamanın, kilo alımı yada kilo kaybının, uykusuzluk ya da aşırı uyku halinin, sinirlilik ya da ilgisizliğin, yorgunluk-bitkinlik yada enerji kaybının, değersizlik, aşırı ya da uygun olmayan suçluluk duygularının, düşünme ya da düşüncelerini belirli bir konu üzerinde yoğunlaştırma yetisinin azalmasının ya da karasızlığın, yineleyen ölüm düşünceleri, yineleyen intihar etme düşünceleri ve intihar etmeye yönelik tasarılarının olmasının devam ettiği belirtilerle kendini gösteren bir beyin hastalığıdır. İlaç ve terapi yöntemleri ile tedavisi olan bir hastalıktır.

Şizofreni

Kişinin, böyle bir şey olmadığı halde ve çevredekilerin ikna etme uğraşılarına rağmen değişmeyen, düşünce bozukluğuna bağlı olarak gelişen sanrı (=hezeyan)’ lara sahip olması (kötülük yapılacağı, takip edildiği, dinlendiği, beynine çip yerleştirilerek izlendiği, eşi tarafından aldatıldığı, kendisinin önemli dini bir lider, önemli bir devlet ya da tanınmış birisi olarak gördüğü vs.); varsanı (=halisünasyon) denilen olmayan görüntüleri görmesi, kokuları duyması, sesleri işitmesi, derisinde böcek gibi şeyleri gezdiğini hissetmesi vs); bir ordan bir burdan daldan dala atlayarak ve birbirleriyle tutarsız konuşmalar yapması, bazı durumlarda hiç hareket etmeden ve konuşmadan durması; insan ilişkilerinin bozulup kendi dünyasına kapanması; görev ve mesleğini yapamaz hale gelmesi gibi belirtiler gösteren bir beyin hastalığıdır. Hastanın durumuna göre hastaneye yatırılarak ya da ayaktan tedavi...