Cinsel Terapiler

CİNSEL İŞLEV BOZUKLUKLARI, kişide cinsel istek azlığı, cinsel istek fazlalığı, erken boşalma, boşalamama, sertleşme zorluğu, cinsel ilişki sırasında ağrı duyması, cinsel ilişki kurmaktan sürekli ve aşırı biçimde tiksinti duyma ve bu nedenle cinsellikten kaçınma, cinsel ilişkinin tam olarak gerçekleşememesi (vajinismus), uyarılamama, orgazm olamama gibi şikayetlerle kendini gösteren bir grup bozukluğun adıdır. Bu konularda değişik yerlerde değişik tedaviler uygulansa da en etkili ve kalıcı çözüm “Cinsel terapi” ile sağlanmaktadır. Cinsel terapi, cinsel partnerle ile birlikte yapılan görüşmelerle gerçekleşir. Soruna ve sorunun şiddetine göre 3-6 ay gibi bir tedavi süresi vardır. Çoğunlukla ilaç kullanılmadan, Bilişsel davranışçı Terapi yöntemi uygulanarak kalıcı ve etkili tedavisi mümkündür.

Evlilik-Çift Terapileri

Çiftler arasında oluşan sorunlar bazen çözümsüz hale gelmektedir. Çiftlerin defalarca denemelerine rağmen sorunları aşamamaları, konuşmaya kalktıkları zaman sakin sakin konuşamadıkları için her konuşmanın kavga ile sonlanması, defalarca konuştukları halde hiçbir değişikliğin olmaması gibi nedenlerle artık çiftlerin birinde ya da her ikisinde umutsuzluk oluştuğu zaman genelde bir uzmandan yardım istenmektedir. Bu tür durumlarda çiftlerle yapılan görüşmelerde değişik terapi yöntemleri kullanılarak sorunların konuşulması ve kalıcı çözümlerin üretilerek yaşamda yer almaları sağlanmaktadır.

Alkol Bağımlılığı

Meyve ve tahıllardaki şekerden elde edilen “Etil Alkol” içkilerde kullanılan alkol çeşididir. Fermentasyon ve distilasyon yolu ile elde edilir. Alkol kullanımı uzun yüzyıllar öncesinden beri vardır hatta MÖ 2000 yıllarında Hammurabi yasalarında alkol alımı ve satımı için kurallar yazılmıştır. Kutsal kitaplarda da bahsedilen alkol yaşantımızın bir parçası olmuştur. İnsanların önemli bir kısmı alkolü sorun olmayacak düzeyde tüketmektedir. “Sosyal içici” olarak da tarif edilen bu grup önemli bazı günlerde ve sınırlı miktarda kullanarak hem kendisine hem de başkalarına zarar vermeyecek ölçüde alkol almaktadır. Bizim için önemli olan bağımlılık derecesinde alkol almaktır ve bundan sonra bahsedilecek olan patolojide bu grubu kapsamaktadır. Alkol bağımlılığı hemen gelişen bir olgu değildir, basamaklar şeklinde gelişir. Şöyleki; Önceleri az miktarda ve keyif amacı ile zaman zaman alınan alkol,...

Sigara (Nikotin) Bağımlılığı

Sigara içme veya dumanının solunması zamanla kişide psişik ve fiziksel bağımlılık oluşturur. Tütünde esas bağımlılık yapan madde nikotindir. Sigara, daha çok alışkanlık yapıcı daha az zevk verici bir bağımlılık türü olarak kabul edilmektedir. Kişi niyetlendiğinden daha fazla miktarda kullanıyorsa, sürekli bırakma isteği ya da başarısız bırakma girişimleri varsa, sigara kullanımının kısıtlı olduğu ortam ve zamanlarda sigara içmek için belirgin zaman harcıyorsa, sportif ya da sosyal faaliyetleri, hobileri vb aktiviteleri sigara nedeniyle azaltmak ya da bırakmak durumunda kalıyorsa, tütün kullanımına bağlı ya da tütün kullanımıyla artan fiziksel problemler (öksürük, balgam vb) yaşamasına rağmen kullanmaya devam ediyorsa, tütün kullanmadığı zamanlar huzursuzluk, konsantrasyon bozukluğu, iştah artışı vb yoksunluk belirtileri yaşıyorsa burada tam amlamıyla bir sigara (nikotin) bağımlılığı...

Demansa Bağlı Davranım Bozukluğu

Demans, açık bir bilinç düzeyinde başta bellek olmak üzere zihinsel ve sosyal yeteneklerin kişinin günlük yaşam ve aktivitelerini etkileyecek derecede yıkılması şeklinde tanımlanan bir beyin hastalığıdır. Başta bellek bozulurken (yeni bilgiler öğrenememe, yakın bellek bozukluğu, epizodik bellek bozukluğu, hastalık ilerledikçe semantik bellek bozukluğu) dikkat, lisan, görsel-alansal beceriler, algılama, sorun çözme gibi işlevler de bozulur. Tabloya kişilik değişiklikleri, davranış ve psikiyatrik belirtiler (hezeyan, halüsinasyonlar, duygulanım bozuklukları vs.) de eklenir. Demansta davranışsal ve psikolojik belirtiler oldukça heterojendir ve kişiler arasında çok belirgin farklılıklar izlenir. Tedavisi nöroloji ile birlikte yürütülür. Demansın ilaçla tedavisisi yanında yakın bir takip, bakım verenlerin terapisi, uğraş ve sosyal terapiler birlikte...

Dürtü Kontrol Bozuklukları

Başkalarına zarar verme ile sonuçlanan saldırganlık dönemleri olan “Aralıklı Patlayıcı Bozukluk; Mağaza hırsızlığı yada çalma ile belirgin “Kleptomani”; Sosyoekonomik yıkım, borçlanmalar ve yasa dışı eylemlerle sonuçlanan, yineleyici “Patolojik Kumar Oynama”; “Piromani” denilen isteyerek yangın çıkarma; Saçsız bölgelerin (alopesia areata) oluşmasına yol açan kompülsif saç yolma ve kaş yolma ile belirli “Trikotillomani” ve kompulsif cinsel davranışların, kompulsif satın alma gibi değişik dürtü bozuklukların yer aldığı “Başka Türlü Adlandırılamayan Dürtü denetim Bozuklukları” olarak sınıflandırılmaktadır. İlaç tedavisi ve değişik psikoterapilerle tedavisi mümkün olan hastalık grubudur.

Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu

Genel olarak üç temel belirtiden oluşur; 1)Dikkat Eksikliği Ayrıntılara dikkat etmekte zorluk ya da okul, iş ve diğer etkinliklerde dikkatsizce hatalar yapma, Dikkat gerektiren görevler ya da işlerde dikkati sürdürme güçlüğü, Birisiyle yüz yüze konuşurken dinlemede güçlük çekme, Okul ödevlerini ya da işyerinde verilen görevleri bitirmekte zorlanma, verilen yönergeleri izlemekte zorluk çekme, Görevleri ve etkinlikleri düzenleme/organize etme güçlüğü, Uzun zihinsel çaba gerektiren işlerden kaçınma, bu işlerden hoşlanmama, ya da bu işlere karşı isteksizlik, Görev ve etkinlikler içingereken eşyaları kaybetme (örneğin; oyuncak, okul ödevleri, kalem-kitap ya da araç-gereç), Dikkatin kolayca dağılması, Günlük etkinliklerde unutkanlık gibi),   2)Aşırı Hareketlilik El ve ayakların kıpır kıpır olması, oturduğu yerde duramama, Oturulması gereken durumlarda yerinden kalkma, Koşuşturup durma...

Dürtüsellik

(Sorulan soru tamamlanmadan yanıt verme, Sıra beklemekte zorluk çekme, başkalarının işine karışma ya da konuşmalarını bölme, Aşırı tepki vermek, sonuçlarını düşünmeden hareket etmek gibi) Bu 3 ana belirtilerin yanında sık görülen başka belirtilerde olabilir ve bunların olması sorunu daha da arttırır ve sorunu daha karmaşık hale getirir. Bunlar, Hedeflerine ulaşamama ve başarısızlık hissi; Başlanan bir işi bitirememe ya da işe başlama güçlüğü; Aynı anda pek çok işle /projeyle uğraşma, bu işleri takipte ve tamamlamakta güçlük; Zamanı ve yeri uygun olmasa da aklına geleni o anda söyleme eğilimi; Sık sık büyük heyecanlar peşinde koşma; Kolay sıkılma; Herkes tarafından izlenen yolları ve kuralları uygulamamak; Sabırsızlık; Engellenme eşiğinin düşük olması; Kendini güvensiz hissetme; Duygu durumda sık görülen oynamalar; Aniden parlama, tepki gösterme; Düşük benlik değeri; Parmaklarla tempo...

Aşırı Hareketlilik

El ve ayakların kıpır kıpır olması, oturduğu yerde duramama, Oturulması gereken durumlarda yerinden kalkma, Koşuşturup durma ya da huzursuzluk hissi, Boş zaman faaliyetlerini sessizce yapmakta güçlük, Sürekli hareket halinde olma ya da sanki motor takılıymış gibi hareket etme, Çok konuşma gibi),

Dikkat Eksikliği

Ayrıntılara dikkat etmekte zorluk ya da okul, iş ve diğer etkinliklerde dikkatsizce hatalar yapma, Dikkat gerektiren görevler ya da işlerde dikkati sürdürme güçlüğü, Birisiyle yüz yüze konuşurken dinlemede güçlük çekme, Okul ödevlerini ya da işyerinde verilen görevleri bitirmekte zorlanma, verilen yönergeleri izlemekte zorluk çekme, Görevleri ve etkinlikleri düzenleme/organize etme güçlüğü, Uzun zihinsel çaba gerektiren işlerden kaçınma, bu işlerden hoşlanmama, ya da bu işlere karşı isteksizlik, Görev ve etkinlikler içingereken eşyaları kaybetme (örneğin; oyuncak, okul ödevleri, kalem-kitap ya da araç-gereç), Dikkatin kolayca dağılması, Günlük etkinliklerde unutkanlık gibi),

Uyku Bozuklukları

Uluslar Arası Uyku Bozuklukları sınıflandırmasına göre (ICSD-2) İnsomnia (uykusuzluk), uykuyla ilişkili solunum bozuklukları (obstrüktif uyku apne sendromu, primer santral uyku apnesi gibi), santral orjinli hipersomnialar (narkolepsi, Kleine-Levin Sendromu, idiopatik hipersomnia gibi), sirkadiyen ritim uyku bozuklukları (zaman dilimi değişikliği sendromu-jet lag-, vardiyadan kaynaklanan uyku bozukluğu gibi), uykuda ortaya çıkan istemsiz fiziksel ve davranışsal fenomenler olan Parasomnialar (Uyurgezerlik-somnambulizm-, kabus görmeler, uyku enürezisi, yineleyici izole uyku felci gibi) ve Uykuyla ilişkili hareket bozuklukları (huzursuz bacaklar sendromu, Periyodik eksremite hareketleri bozukluğu, ritmik hareket bozukluğu, gece terörü gibi) bu grup içinde yer alırlar.

Yeme Bozuklukları

Çeşitli etkenlerle (biyolojik, psikolojik, kültürel vs) ortaya çıkan yeme bozuklukları, hem ruhsal hem de bedensel boyutları olan ve ciddi komplikasyonlara, ölüme yol açabilen bir hastalık grubudur. Yaşa ve boya göre beklenen kilonun çok altında olmalarına rağmen kendilerini kilolu gibi algılayıp kilo almaktan ve şişmanlamaktan yoğun korku duyan, kadınlarda adet görmeme ile eşlik eden Anoreksiya Nervoza ve tıkınırcasına yemek yedikten sonra provakatif kusma ve laksatif kullanarak dışarı atılmayı sağlayan ataklarla seyreden Bulimiya Nervosa’da bu grup bozukluk içinde yer alır. Düzelme ve nüks dönemleri dışında anoreksiya nervosa zaman içerisinde bulimiya nervosaya dönüşebilir. İlaç tedavileri, çeşitli psikoterapi yöntemleri ve beslenme danışmanlığı gibi tedavi yöntemleri uygulanmaktadır.

Parafililer

Bir kişinin, cinsel açıdan uyarılabilmesi için alışılmadık nesneler, eylemler ya da durumları içeren tekrarlayıcı ve yoğun cinsel dürtü, fantezi ve davranışlara gereksinim duyması ile ortaya çıkan bozukluklardır. Kırk dolaylarında parafili olmasına rağmen en sık görülenler; Egzibisyonizm (teşhircilik), fetişizm (yalnızca belirli nesnelerle uyarılabilme), frötterizm (sürtünmecilik), pedofili (küçük yaştaki çocuklara yönelik cinsel ilgi), mazohizm (acı çekerek/aşağılanarak uyarılabilme), sadizm (acı yaşatarak/aşağılayarak uyarılabilme), transvestik fetişizm (karşı cins gibi giyinerek/giysileriyle uyarılabilme), voyerizm (gözetlemecilik), nekrofili (cesetlere yönelik cinsel ilgi), parsiyalizm (bedenin sadece bir bölümüne odaklanma), zoofili (hayvanlara yönelik cinsel ilgi), koprofili (dışkıya yönelik cinsel ilgi) ve ürofili (idrara yönelik cinsel ilgi)’ dir. Tedavide ilaçların yanında...

Cinsel Kimlik Bozuklukları (Transseksüelite=Transgender)

Kişinin yanlış cinsiyette olduğunu hissetmesi, karşı cinsiyetle sürekli ve güçlü bir özdeşlik kurması, kendi cinsiyetine ait olan biyolojik özelliklerden aşırı rahatsızlık duyarak bunları gizleme çabası içinde olmasıyla karakterize bir bozukluktur. Bu bozukluk, klinik açıdan belirgin bir sıkıntıya / toplumsal, mesleki alanlarda / önemli diğer işlevsellik alanlarında bozulmaya neden olur. Toplumda 6/100 000 oranında görülmekte olup bu 6 kişinin 4 tanesi erkektir. Bu kişilerin tanınması, sorunlarına çözüm üretilmesi ve yönlendirilmesi için uzmanlarınca destek almaları gerekmektedir.

Dissosiyatif Bozukluklar

Travmaya karşı geliştirilen bir savunmadır ve kişiyi, travmadan uzaklaştırarak kişinin travmayla karşı karşıya kalmamasını ve bununla baş etmeyi geciktirmesini sağlar. Bilinç durumu, bellek, kimlik ya da çevrenin algılanmasında bir karışıklık vardır. Normalde herkezde belirli bir oranda ve genelde sessiz biçimde bulunabilen bu durumkişinin kendisinde rahatsızlık veren bir nitelik kazandığında ya da psikososyal işlev bozulmasına neden olduğunda tanı konulabilir bir dissosiyatif bozukluktan söz edilebilir. Hastada bu durumu açıklayan organik bir sebep olmadan önemli kişisel bilgilerin hatırlanamaması; çoğul kişiliklerin ortaya çıkması; psikojenik sebeplere eşlik eden psikotik semptomların eşlik etmesi; kişinin kendisine yabancılaştığı yaşantı içerisinde olduğu ve buna çevresine yabancılaştığı hissinin eşlik etmesi gibi belirti ve şikayetlerle kendini...

Yapay Bozukluk

Fizik (bulantı, kusma, ağrı, katılma nöbetleri gibi) ya da psikolojik (olmayan şeyleri görme-işitme gibi varsanılar, olmadıdığı halde kötülük yapılacağına inanma ya da kendisini önemli birisi gibi gördiği sanrılar, acayip davranışlar sergileme gibi) belirti ya da bulguların amaçlı olarak ortaya çıkartılması ya da bu tür belirti ya da bulgular varmış gibi davranılmasıdır. Böyle davranmasını gerektirecek dış etken olmamasına rağmen bunu yaparlar, bunu devam ettirmek için defalarca ameliyat bile olabilirler.

Somatoform Bozukluk

Birçok organ sistemini tutan çok sayıda fizik yakınması varsa (başağrısı, sırt ağrısı, eklem ağrıları, mide şikayetleri vs); sıkıntılı olduğu dönemlerde bayılmalar, el-ayak uyuşmaları, bazen konuşmama, bir tarafının tutmaması gibi geçici nörolojik şikayetler varsa; belli organlara sabitlenip destekleyen tetkik ve analizler olmamasına rağmen o organla ilgili hastalığı olduğunu düşünüyorsa; vücudun bir bölümünün kusurlu olduğuna ilişkin yanlış ya da çok abartılı bir inanç taşıyorsa; ya doğrudan psikolojik etkenlerle ilişkili ya da psikolojik etkenlerin önemli ölçüde alevlendirdiği ağrı semptomları belirginse somatoform bozukluktan bahsedilmektedir.

Obsesif Kompulsif Bozukluk

Kişide kimi zaman Obsesyon adı verilen istenmeden gelen, uygunsuz olarak yaşanan ve belirgin derecede anksiyete ya da sıkıntıya neden olan, tekrarlayıcı sürekli düşünceler, dürtüler ya da düşlemler gelir. Kişi düşüncelerinin, dürtü veya düşlemlerinin saçma olduğunu bilir fakat bunu düşünmekten ve yapmaktan kendini engelleyemez, bu durumdan da rahatsızlık duyar. Kişi bu obsesyonlarına önem vermemeye ya da baskılamaya çalışır ya da katı bir biçimde uygulanması gereken kurallarına göre yapmaktan kendini alıkoyamadığı yineleyici davranışlar (el yıkama, düzene koyma, kontrol etme gibi) ya da zihinsel eylemler (dua etme, sayı sayma, bir takım sözcükleri sessiz bir biçimde söyleyip durma gibi) gerçekleştirir ki buna da kompulsiyonlar denir. Obsesyon ya da kompulsiyonlar belirgin bir sıkıntıya neden olur, zamanın boşa harcanmasına yol açar (günde 1 saatten fazla zaman alır) ya da kişinin...

Akut Stres Bozukluğu – Travma Sonrası Stres Bozukluğu

Kişinin, gerçek bir ölüm ya da ölüm tehdidi, ağır bir yaralanma ya da kendisinin ya da başkalarının fizik bütünlüğüne bir tehdit olayı yaşadığı, böyle bir olaya tanık olduğu ya da böyle bir olayla karşı karşıya geldiği durumlarda; aşırı korku, çaresizlik ya da dehşete düşme ile kendini gösteren; olayın tekrar tekrar gözünde canlanması, rüyalarında yaşanması, yeniden oluyor gibi yaşanmışlık hissi duyması, olayı çağrıştıran şeylerle karşılaşınca sıkıntı duyması gibi belirtilerle tanımlanan bir hastalıktır. Tedavisinde ilaç ve BDT (Bilişsel Davranışçı Terapi) yanında EMDR (Göz Hareketleriyle Duyarsızlaştırma & Yeniden İşlemleme) ile tedavisi sağlanmaktadır.

Sosyal Anksiyete Bozukluğu

Tanımadık insanlarla karşılaştığı ya da başkalarının gözünün üzerinde olabileceği, bir ya da birden fazla toplumsal bir eylemi gerçekleştirdiği durumdan belirgin ve sürekli bir korku duyma halidir. Kişi, küçük duruma düşeceği ya da utanç duyacağı bir biçimde davranacağından korkar. Korkulan toplumsal durumla karşılaşma hemen her zaman sıkıntı doğurur. Kişi, korkusunun aşırı yada anlamsız olduğunu bilir fakat yine de engelleyemez. Korkulan toplumsal ya da bir eylemin gerçekleştirildiği durumlardan kaçınılır ya da yoğun anksiyete ya da sıkıntıyla bunlara katlanılır. Yaşamakta olduğu (ya da yaşamaktan korktuğu) sıkıntı, kişinin olağan günlük işlerini, mesleki (ya da eğitimle ilgili) işlevselliğini, toplumsal etkinliklerini ya da ilişkilerini bozar ya da fobi olacağına ilişkin belirgin bir sıkıntı vardır. İlaç, bilişsel davranışçı yöntemler gibi tedaviler ile etkili tedavisi...